......... ............... .........
Yolda giderken insanların neşe ve sevinç
içinde olduklarını görünce; "Nice neşeli ve sevinçli kimseler vardır ki,
onlara nasib olacak kefenlikler dokunup satışa çıkarılmıştır bile."
buyurdu.
Kendisine; "Belâ ve musîbete uğramış kimseler hakkında
ne yapmamız uygundur?" denildi. O zaman; "Onların acılarını paylaşarak
ağlayınız. Sizin de onlar gibi, belki de daha şiddetli bir şekilde,
günahlarınızın karşılığı olarak belâ ve cezâya çarpılmanız muhtemeldir."
buyurdu. Fudayl hazretleri çoğu zaman yanında bulunan yemek ve paradan
hapishânedekilere gönderir ve onlar için; "Bunlar muhtaç ve çâresiz
kimselerdir." der, merhâmet ederdi.
Fudayl hazretleri bir zaman
hastalanmıştı. Arkadaşları ziyâretine geldiler ve ona; "Bir arzunuz var
mı?" diye sordular. O; "Evet! Çok sevdiğim din kardeşim Yûsuf binEsbât'ı
ölmezden önce bir defâ daha görmek istiyorum." buyurdu. Din kardeşini
unutmamak lâzım geldiğini yanındakilere göstermek istedi.
Kendisine
mümin ve münâfığın hâli soruldu. O; "Mümin, tatlı tatlı meyvesini
versin diye hurma diker, fakat onun diktiği hurmada diken bitmesinden de
korkusu vardır. Münâfık ise, hurma yerine dikenli bir ot diker ve
bundan tâze hurma bitmesini bekler." buyurdu.
Fudayl bin İyâd
hazretlerinin kalbi yufka, gözleri yaşlıydı. "Ağlamak, gözün ağlaması
değil, kalbin ağlamasıdır. Adam var ki gözleri ağlar, fakat kalbi
hastadır. Çünkü münâfıkların ağlaması, kalpten ve içten değil, sâdece
baştaki gözden gelir." buyurdu.
Bir arefe günü Arafat'ta vakfe
yaptı. Öğleden akşama kadar ağladı. Hem de günâhları düşünüp; "Şu günde
bağışlanmış olsa bile vah yaptığım çirkin işlere, vah günâhlarıma."
deyip dururdu.
Kendisinden kötü âlimlerden soruldu. Buyurdu ki:
"Ümmetlerin herbiri, Rahmânın yolu üzerine oturmuş kötü âlimler yüzünden
helâk olurlar. Onlar habis amelleri ile Allahü teâlânın yolunu kesmiş,
insanlara engel olmuş olurlar."
Ona; "Şeytan insanı ne ile tuzağa
düşürür?" dediler. O; "İblis, üç şeyden biri ile âdemoğlunu tuzağına
düşürür. Birincisi kendini beğenmesi, ikincisi amelini gözünde
büyütmesi, üçüncüsü günahlarını unutmasıdır."
İbâdetlerin,
farzlarına, vâciplerine ve sünnetlerine uygun olarak yerine
getirilmesini söylerdi. Bu hususta; "Kulun amelini güzelce edâ etmesi
kadar şeytanın belini kıran bir şey yoktur. Zîrâ Allahü teâlâ meâlen; "Hanginizin daha güzel amel edeceğini imtihan etmek için..." (Mülk
sûresi: 2) buyurdu. Kul, kırk yaşına bastığı zaman bütün isyân ve
günahlardan tövbe etmezse, şeytan onun alnını sığar durur ve; "Felah ve
kurtuluştan uzak kalan bir yüze feda olayım." der." buyurdu.
İnsanları
haram ve şüphelilerden sakındırırdı. Bu hususta; "Sakın şüpheli bir
şeyle Mekke yoluna koyulayım demeyiniz. Biliniz ki haram ve şüpheli
şeylerden bir dirhemin altıda biri kadar bir hakkı sâhibine iâde etmek,
içinde şüpheli kazanç bulunan malla yapılacak beş yüz nâfile hacdan
Allah yanında daha kıymetlidir." buyurdu.
Bir gün sevdiklerine şu
hikmetli sözleri söyledi: "Azarlaması çok olanın arkadaşı az olur. Kim
fâcir, zâlim kimseye yardım ederse, onu günahlara karşı kamçılamış olur.
Kim alçak kişiden meded umarsa, kendisine ihânet etmiş olur. Kim
ilmiyle âmil olmayandan ilim öğrenmek isterse, câhilliğini arttırmış
olur. Kim ahmak adama ilim öğretmeye çalışırsa, şüphesiz ömrünü faydasız
bir şeyle geçirmiş olur. Kim nanköre iyilik ederse, nîmeti zâyi etmiş
olur." buyurdu.
Bir zaman mücâhidler savaşa gitmek istediklerinde
ona uğrayıp duâ istediler. O; "Ey Allah yolunda cihâda çıkanlar!
Günahlarınızdan tövbe ediniz.Çünkü bu elinizdeki kılıçlardan daha çok
size siper olur." buyurdu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Sünnet-i Şerif Ve Hadis İnkarcılarına Duyurulur
"Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde baş...
-
Hatırlanacağı üzere büyük veli İbrahim Ethem'e gelen bir genç, halinden şikâyette bulunarak: -Efendim, der nefsimden şikâyetçiyim, ist...
-
Muhammed b. Mukatil'den nakledildiğine göre bir kimse İmam Azam'a şöyle bir soru sordu: “Şu kimse hakkında ne dersiniz ki; Allah...
-
......... ............... ......... Yolda giderken insanların neşe ve sevinç içinde olduklarını görünce; "Nice neşeli ve sevinçli ki...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder