Hem bir kaza namazına, hem de vaktin sünnetine olmak üzere bir
namazın iki ayrı niyyetle kılınması ise, kaynak niteliği taşımayan
(Necâtü'l-mü'minin ve benzeri) bazı ilmihal tipi kitaplar ile bu
kitaplardan nakiller yapan kişiler dışında, Hanefî müctehid ve
fakihlerince câiz görülmemektedir.
Bilindiği üzere, sünnet ve nafile namazların sıhhati için,
mutlak namaz niyyeti yeterli ise de, farz ve vacip namazların sıhhati
için, (söz gelimi, "Bu günkü öğle namazının farzı..." veya "Dünkü ikindinin kazası..." gibi) niyyette kılınacak namazın hem aslını, hem isim ve vasfını tayin şarttır. (1) Bu
itibarla, sünnet veya nafile bir namazda, söz gelimi hem
tahiyyetü'l-mescid, hem duha (kuşluk) gibi, iki ayrı niyyet câiz
görülmekte ise de, -ister edâ, ister kaza olsun-; bir farz namazda iki
ayrı niyyet câiz değildir. Bu takdirde niyyet, bunlardan kuvvetli olana masruf olur.
Mesela; aynı namaz için:
a. Biri farz-ı ayn, diğeri farz-ı kifâye iki ayrı farz namaza niyyet, farz-ı ayn olan namaz için;
b. Biri vakti girmiş, diğeri henüz vakti girmemiş iki ayrı namaza niyyet, vakti girmiş olan namaz için;
c. Biri edâ, diğeri kaza iki ayrı farz namaza niyyet, -vakit müsait ise; kaza için; vakit dar ise, vaktin farzının edâsı için;
d. İki ayrı vaktin kazasına niyyet, -kişi sahib-i tertib ise; ilk kazaya kalan için; (aksi halde bu niyyetin hükmü yoktur.)
e. Hem bir nafileye, hem cenaze namazına niyyet, -nafile rükû ve secdeli kâmil namaz olması itibariyle; nafile için;
f. Hem farz (mesela bir kaza namazı), hem de sünnet
veya nafile bir namaza niyet, -İmam Ebû Yusufa göre; sadece farz namaz
için geçerli olur. İmam Muhammed'e göre ise, sonuncusunda her ikisi
içinde geçerli olmaz. (2)
Görüldüğü üzere bir kısmı dipnotta gösterilen en muteber kaynakların
beyanına göre, "hem geçmiş bir namazın kazası, hem de vaktin sünneti"
niyyetiyle kılınan bir namaz, İmam Muhammed'e göre, ne farz, ne sünnet,
ne de nafile olarak sahih olur. İmam Ebû Yusuf'a göre ise sadece farz
olarak câiz olur; ayrıca sünnet veya nafile sevabı söz konusu olmaz. İki
tane müctehidin bu konudaki ictihatları, böyle olunca, fakih bile
sayılmayan "filan kişinin kitabında şöyle buyruldu" demenin, hiç bir anlamı yoktur.
Şüphesiz, sünnet yerine kaza namazına niyyet ederek, sünnet namazlan
terkeden Müslümanlar, günahkar olmazlar. Kıldıklan namazlar kaza olarak
sahihtir. Ancak, sünnetlerin sevabından mahrum kalacakları gibi,
-müekked sünnetlerin mazeretsiz terkinden dolayı- isâet (ihmal ile zarar
vermek) etmiş olurlar. Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.s.)'in itâb (azarlama,
darılma) ve tekdirine maruz kalırlar. (3)
Sorularla İslamiyet
Dipnotlar:
(1) İbn Hümam, a.g.e., 1/186-187; Ahmed Tahtâvî, a.g.e., sh.
179; Haskefi, ed-Dürrü’l-Muhtâr, 1/279-280; İbn Abidin, a.g.e.,
1/279-280; Hacı Zihni Ef., a.g.e., sh. 84.
(2) İbn Hümam, a.g.e., 1/187; İbrahim el-Halebî, Günyetü'l-mütemelli
(Halebî Kebir), sh. 249-251, İst., 1325; Halebî Sağîr, sh. 121-122,
Ist., 1309; İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-nezâir, sh. 39-43, Dımaşk, 1403/
1983; el-Bahru'r-râik, 1/296-297, Beyrut, ts.; el-Fetâva'l-Hindiye,
1/65; Ahmet et-Tahtâvî, a.g.e., sh. 174; İbn Abidin, a.g.e., 295-296;
Zihni Efendi, a.g.e., 84-86; Ö.N. Bilmen, a.g.e., sh. 118-119.
(3) Bâbertî a.g.e., 1/13; Ebû Gudde, Takdimetu Fethi bâbi'l-inâye bi şerhi kitabi'n-Nükaye, 1/14-15, Haleb, 1387/1967.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sünnet-i Şerif Ve Hadis İnkarcılarına Duyurulur
"Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde baş...
-
Hatırlanacağı üzere büyük veli İbrahim Ethem'e gelen bir genç, halinden şikâyette bulunarak: -Efendim, der nefsimden şikâyetçiyim, ist...
-
Muhammed b. Mukatil'den nakledildiğine göre bir kimse İmam Azam'a şöyle bir soru sordu: “Şu kimse hakkında ne dersiniz ki; Allah...
-
......... ............... ......... Yolda giderken insanların neşe ve sevinç içinde olduklarını görünce; "Nice neşeli ve sevinçli ki...