11.05.2011

Cennete Kavuşturacak Ameller



Muaz b. Cebel’den (r.a) nakledildiğine göre o şöyle de­miştir:

“Dedim ki:

“Ey Allah’ın Rasülü (s.a.v) beni cen­nete sokacak ve cehennemden uzaklaştıracak ameli söy­ler misin?” Efendimiz (s.a.v) cevaben buyurdu:

“Şüp­hesiz çok büyük bir şey istedin. (Senin istediğin) Allah’­ın (c.c) kendisine kolaylaştırdıkları kimselere kolaydır. Al­lah’a ibadet edersin. Hiç bir surette ona şirk koşmazsın. Namazı dosdoğru kılarsın, zekâtı verirsin. Ramazan oru­cunu tutar, Kabe’yi haccedersin.” Sonra şöyle dedi:

“Sa­na hayır kapılarını göstereyim mi? Oruç kalkandır. Ze­kât (sadaka) suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları söndürür (yok eder). Sonra şu âyetleri okudu, nihayet “Ya’melun” kelimesine kadar vardı:

“Onlar, yanları yatak­larından kalkarak korkuyla, umutla Rablerine yalvarır­lar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda har­carlar. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevin­dirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.”[170] Sonra şöyle buyurdu:

“Sana işin başını, di­reğini ve en yüce noktasını bildireyim mi?" Dedim ki:

“Evet ey Allah’ın Rasülü.” O da:

“İşin başı İslâm’dır. Direği namazdır. En yüce noktası ise cihaddır.” Sonra devam ederek:

“Sana bütün bunların hepsine nasıl sa­hip olunacağını söyleyeyim mi?" buyurdu. Dedim ki:

“Evet ey Allah’ın Rasülü.” Dilini eliyle tuttu ve:

“Dili­ni tut ” buyurdu. Ben:

“Ey Allah’ın Rasülü, biz konuş­tuklarımızdan dolayı da hesaba çekilecek miyiz?” dedim.

Efendimiz bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Ey Muaz, an­nen senin ölünü görsün, insanlar cehenneme yüzleri üstü veya (bir rivayete) göğüsleri üstü dillerinin işlediği kusur­lardan başka bir şeyden mi düşüyorlar sanıyorsun.”[171] Tirmizi, bu hadisin hasen-sahih olduğunu söylemiştir.



Efendimiz’in (s.a.v), “En yüce noktası” ifadesi; en yük­seği demektir. Bir şeyin elde edilmesi onun istenmesi demek­tir.

Efendimiz’in (s.a.v), “Annen senin ölünü görsün” ifa­desi, annen seni kaybetsin demektir. Allah Rasülü (s.a.v) duanın hakiki manasını düşünmemiştir. Araplar arasında hitap esnasında böyle söyleme âdeti yaygındır. Dillerinin hasatları demek, ırzlarını tehlikeye düşürerek insanlara kötülük yap­mak, laf getirip götürmek gibi kötülükleri işlemektir. Dilin kötülükleri, gıybet, koğuculuk, yalan, bühtan, küfür sözleri söylemek, başkasıyla alay etmek, sözünde durmamak gibi şey­lerdir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Yapmayacağınızı söyle­meniz, Allah katında şiddetli bir buğza sebep olur.”[172]





"KIRK HADİS TERCÜME VE ŞERHİ "
-----------------------------------------------------------------------
[170] Tirmizi, İman 8 (nr. 2616).

[171] Secde: 32/16, 17.

[172] Saff: 61/3. İmam Nevevi, Kırk Hadis, Kahraman Yayınları: 127-129