9.05.2009

Vücud'un Özü


vKendini tanimak, bilmek istersen, iki seyden yaratilmis oldugunu bilmelisin. Biri zahirî kalıp. Buna beden derler. Göz ile görülebilir. Digeri bâtin [içyüz, görünmeyen taraf] mânâsindadir. Ona nefs derler, ruh derler ve kalb derler. Bu ancak hakikat gözü ile bilinir. Bas gözü ile görülemez. Senin hakikatin, aslin, bu bâtin mânâsindadir. Ondan gayrisi ona tâbidir. Onun askeri ve hizmetçisidir. Biz bu mânâya kalb ismini verecegiz. Kalb dedigimiz zaman biliniz ki, bazen ruh dedikleri, bazen nefs dedikleri, insanin hakikatini demek istiyoruz. Kalb demekle, gögsün sol tarafina yerlestirilmis olan et parçasi [yâni yüregi] kasdetmiyoruz. Onun bir kiymeti yoktur. Hayvanlarda da ölülerde de vardir. Bas gözü ile görülebilir. Bas gözü ile görülen her sey, bu âlemden olup bunlara âlem-i sehâdet denir.

Kalbin hakikati bu âlemden degildir. Bu âleme garib olarak gelmistir. Yolcu gibi gelmistir. Görünen et parçasi [yürek] onun tasiyicisi ve âletidir. Bedenin tüm uzuvlari [organlari], onun askeridir. Bütün bedenin padisahi odur. "Hak Teâlâ'yi tanimak, O'nun cemâlini müsahede etmek, onun sifatidir. Teklif ona olmaktadir. Hitab onadir. 'Itab ve ikab [azarlama ve cezalandirma] onadir. Asil saadet ve sekavet [bedbahtlik, kötü hallilik] onun içindir. Beden, bütün bunlarda ona uymaktadir."

Onun hakikatini bilmek, sifatlarini tanimak, Allahü Teâlâ'yi tanimanin, bilmenin anahtaridir. Onu bilmeye çok ugras ki, o çok yüksek bir cevherdir. Melekler cevherindendir. Onun asil madeni, Allahü Teâlâ hazretleridir. Oradan gelmistir, tekrar oraya dönecektir. Buraya gurbete gelmistir. Ticaret ve ziraat tohumu ekmek için gelmistir. O hâlde bu mânâdaki ticaret ve ziraati bilmelisin.
İmam-ı Gazali(rh.)

2 yorum:

umidim dedi ki...

Kalp gözü ile görebilenlerden olmayı nasip etsin Allah herkese. Görebilenler dedim zira salt bakmak görmek değildir.

Kolaylıklar

karakalem dedi ki...

amin fikrinize sağlık...